29 Kasım 2010 Pazartesi

Denize Nazır Gülümseyen Yüzler ve Yeşeren Arkadaşlıklar


Bayram tatili için Antalya' dan ayrılmadan önce, bayram tatili için Antalya' ya gelen Özgüranne ve Ela ile Hande' nin organizasyonu ve ev sahipliğinde buluşma ve tanışma imkanı bulduk.

İlk karşılaşmamız çok güzeldi, sanki ilk kez tanışıyor gibi değildik. Üstelik ufaklıkların enerjisi de çok güzeldi. Ela ve Tenten, hemen Can'ın oyuncaklarını güzel güzel oynamaya başladılar. Can kreşten döndükten sonra hazırlanıp, Lara Balıkevi' nde aldık soluğu. Can, Ela ve Tenten' le çocuk oyun alanında bir süre beraber oynadıktan sonra, çocuklar Gizem Abla' ya emanet edildi ve sohbet başladı :)

Ama tadı damağımızda kaldı.. Her şeyin :) 

Bir daha ki sefere daha uzun ve yarım kalmayan sohbetler için, Özgüranneciğim bir daha gel, ama yakın zamanda bekliyoruz :) Ela çok güzel bir kız bu arada maşallah kuzuya.

Sevgili Hande ve Can' ıma da ev sahipliği ve organizasyon için çok teşekkür ediyoruz. Tenten' de ben de çok mutlu bir gün geçirdik. 

Can, hani bana çiklet :) Ela öpebilir miyim seni :)

Sevgiler.

8 Kasım 2010 Pazartesi

Nurturia Yaş Günü Hatırası

30 Ekim 2010 Cumartesi günü, birbirimizi bulma,tanışıp kaynaşma vesilemiz; Nurturia' nın 1. yaşını kutlamak amacı ile Nurturia Akdeniz Bölgesi Antalya Anneleri' ni temsilen, Işıklar Lara Balık Evinde bir araya geldik.

Toplamda; crocus07 (efe' nin annesi), bora (bora'nın annesi), hande (can' ın annesi) ve yesil_anne (tenten' in annesi)  olmak üzere 4 anne çocuktuk. Bize katılmayı çok isteyip, son anda zorunlu sebeplerden katılamayan arkadaşlarımızda vardı elbette. Daha kalabalık bir kutlama daha planlarımızda var çünkü bu kutlamanın tadı damağımızda kaldı. 



Kutlama Hazırlıkları, Gizem Abla ve Oyun

Kutlamaya başlamadan önce sevgili Hande' nin tedarik ettiği envai çeşit ve renkteki balonları, bir bir şişirip, mekanda bulunduğumuz bölgeye ve özellikle Çocuk Oyun Alanı' nın sınır elemanlarına asmak sureti ile ortamı daha da renklendirdik. Tabii crocus07' in tatlı oğlu Efe' cik, balonları en iyi şişirenlerimizden, Tenten de şişirilen balonları en çok patlatanlarımızdandı. Öyle balonlar vardı ki bazı türlerini sadece Hande şişirebiliyor, biz düğüm atabiliyorduk. Çocuklar gibi şendik :) 

Biz hazırlıklarımızı sürdürürken,çocuklar Gizem Abla' larının refakatinde çocuk oyun alanında dünyadan bihaber oyuna dalmışlardı. Tenten,o gün ilk kez anne- babası yanında olmadan oyun oynadı. İlk dakikalar onu oyun alanında bırakmak istediğimde, hemen yanıma koşsa da, oturduğumuz masanın oyun alanına çok yakın olmasının verdiği güven ve tabii ki Gizem Ablanın sihriyle bir süre sonra uyum gösterdi. Zaman geçtikçe, ''abıla, abyaa, abaa'' diye peşinden az koşmadı. Gizem Ablasını, diğer arkadaşlarından kıskandığı bile oldu :) Ama ben Gizem Abla' yı hiç kıskanmadım. Gerçekten :)

Can ve Bora birbirleriyle kekik çalılarının (yer örtücü desek daha mantıklı) çevresinde şakalaştılar, Tenten ilk kez teke tek basketbol oynadı ve Can' a yenildi, Can ve Bora Tenten' e abilik yaptılar, Efe kardeşlerine abi, bize arkadaş oldu, hep beraber araba oynadılar vs.. 


Muhabbet, Nurturia ve Pasta

Hayatlarımızın odak noktası, çocuklarımız bu kadar uyumlu ve mutluyken, biz nasıl mutlu olmazdık. Nurturia' mız da 1 yaşındaydı zaten artık. Değmeyin keyfimize deyip bol bol sohbet ettik. Zamanı nasıl geçtiğini anlamadık. Bora ve annesi aramızdan erken ayrılmak zorunda kaldı. Çocuklar acıktı, balıklar sipariş edildi, babalar da bir bir bize katılmaya başladı. Hava karardı ve soğudu Gizem Ablaları Can, Efe ve Tenten' i iç mekandaki oyuın odasına götürdü. Tenten efendi, Gizem ablasının kucağında ardına  bakmadan yol almıştı bile.. O an ki duygularım çok karışık tahmin edersiniz;şaşkınlık, mutluluk, rahatlama, garipseme, panik, endişe ama sonunda Hande' nin telkinleriyle hoş sohbet :)

Babalar da aramıza katıldıktan sonra ortamda, Nurturia ve kurucuları Damla ve Gökhan Bey'den, çocuklarımıza, çocuk yetiştirme klavuz kitaplarından, hangi süt ve süt ürününü markasının daha güvenli olduğuna, deniz dip kirliliğinden soyu tükenmek üzere olan Kılıç Balığı' na kadar çok çeşitli ve güzel sohbetler döndü dolaştı ve konu yine Nurturia' ya geldi. Pastamız geldiğinde çocuklarımızda yanımıza gelmişti. Nurturia' ın doğum günü pastasının mumlarını Can ve Tenten üflediler. Tenten henüz öğrenme aşamasında tabii :)



Bizleri bir araya getiren, tanıştıran, kaynaştıran, çocuklarımızı oynatan, gülüştüren Nurturia, sen çok uzun yaşa! Nice mutlu yıllara.. Hep birlikte olmak dileğiyle.  Seni Seviyoruz.




6 Kasım 2010 Cumartesi

Anne Olunca Anladım Ki

Ruya Zamanı

Tenten, bu akşam uyuduktan yaklaşık bir saat sonra, belki aralıksız 20 kez ''Anne! Anne! '' çığlıkları atarak uyandı. İlk kez böyle bir şey oldu. Babasıyla beraber odaya nasıl koştuğumuzu hatırlamıyorum. Çok korktuk. O kadar çok ağladı ki. Uzun süre boynumu bırakmadı. 

Acaba rüya görmeye mi başladı artık. Kabus mu gördü? Kim korkuttu bebeğimi!

Anne olunca anladım ki; onun rüyalarına müdahale edememek çok can sıkıcı..

29 Ekim 2010 Cuma

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun


''Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak, pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hatta erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.''

İlk Söz, Nurturia ve Teşekkür

İlk söz

Her şey, Tenten' in baş belası demir damlası lekelerine çözüm aramak ve ona acısız bir şekilde damlayı içirebilmenin çaresini, bir ümit bulmak için Google' de tarama yaptığımda, karşıma Kitubi Damla' nın, şu yazısının çıkmasıyla başladı. Böylece Kitubi ile tanışmış oldum. O dönemler kendimi o kadar acemi, beceriksiz ve yalnız hissediyordum ki, Kitubi bana ilaç gibi gelmişti. Bu yüzdendir ki Kitubi benim için her zaman 1 numaradır. Tek geçerim zira kurucusunu da :) 

Kitubi' de aynı zamanda Nurturia' nın ilanını da görmüştüm, diyordu ki; ''Nurturia ile çocuğunu daha kolay büyüt. Nurturia açıldığında haberdar olmak ister misin?'' . Nasıl bir şeydi bu Nurturia? İnanılmaz heyecanlanmıştım, sanki en güzel rüzgar beni alıp götürüyordu bir yerlere, kendimi esintiye bıraktım.
Haberdar olmak istemiş ve e-posta adresimi iletmiştim. Bu yüzdendir ki Nurturia' nın ilk üyelerindenim :) İlk açıldığı günlerden beri fanatiğiyim ve sıkı kullanıcısıyım :) Ne kadar çok şey öğrendim Nurturia sayesinde, öyle ya ..

Nurturia ile başlangıç


İlk zamanlar Nurturia' nın tek kullandığım özelliği, soru-cevap özelliğiydi. Bol bol soru soruyor ve bebeğimle aynı aylardaki bebeklerin ebeveyni diğer üyelerin sorularına yardımcı olmaya çalışıyordum. Hatta o dönemler üyelerden gurkanyucel ile en popüler soru rekabetimiz bile vardı :) Onun sorusu '' Hangi bebek bezi'' idi. Benim sorum
''Mama sandalyesi'' :) İki soru günbegün 1. lik oynuyordu.. Hey gidi günler :) Gerçekten çok güzeldi o günler.

Benim fb. hesabım hiç olmadı, merakım da hiç olmadı. Bu yüzdendir ki bu tarz ortak paylaşım platformlarıyla alakalı bir tecrübem yoktu. Güncellemeleri keşfetmiştim keşfetmesine de, bir şey yazsam absürt mü karşılanır falan diye düşünüyordum, yazmıyordum. Sonra bir gün yazdım ki ilk güncellememdir; '' Uyumaya çalışıyor'' . Kimse bir şey yazmadı :) Herkes uyuyordur diye düşündüm. Sonra fark ettim ki birilerinin bana cevap yazması için önce arkadaşım olmaları gerek.

Sırayla başladım; Damla, Hande, Evren, Ozguranne, Blogcuanne.. Sonra beni Ozge arkadaşlığa davet etti :) Ay nasıl mutlu olmuştum :) Bu annelerle yaptığımız güncelleme sohbetlerinin, soru-cevaplarda paslaşmamızın tadı hala damağımdadır :) Sonra bir Esraozlem geldi ki, ne iyi etti bence kocaman bir boşluğu doldurdu. Bir de tez dönemimde gece yarısı arkadaşlarım Zeynep ve Emineygn' i anmadan geçemem zira süper sohbetler dönüyordu gece 02.00 civarlarında, bizim dışımızda herkes uyuyordu, Zeynep dosya okuyor, ben tez yazıyor,  Emine örgü örüyordu :) Burada kişi ayrımı yapmıyorum, yanlış anlaşılmak istemem. Sadece ilk göz ağrılarımdan bahsediyorum :) Buradan tüm Nurturia annelerimi selamlıyor ve kucaklıyorum !

Nurturia ile, soru ve sorunlarımın cevap ve çözümlerinin yanısıra bir sürü anne ve yavrusunu uzaktan da olsa tanıdım. Sanki yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezmiş gibi, benimsedim, bağlandım. Yalan değildir aslında, zira ne yediğimiz içtiğimiz, gün içerisinde neler yaptığımız Nurturia' nın güncellemeler ve grup özellikleri sayesinde paylaşılır durumdaydı. Anne-babam ve tüm akraba/ arkadaşlarımdan ayrı şehirde yaşayan ve sık sık görüşemeyen ben, başka ne isterdim ki artık :) Yalnız değildim, üstelik aramızdaki asıl paylaşıla gelen konu, hayatımızın merkezleri, bebeklerimizdi.

Aylar önce Damla üyelerden Nurturia' yı anlatmalarını istemişti. İşte o zamanlar yazdığım yazı tamamen özetliyor, Nurturia bana ve bebeğime ne kattı :


'' Nurturia' ya üye olursanız başınıza şunlar gelir: 
Bunalımdan çıkarsınız, çok sevinirsiniz, özgüveniniz güçlenir, 'haydi buyrun bugün bizde sohbet edelim' samimiyetini bulursunuz, ben neymişim yahu dersiniz, yeni anne arkadaşlar kazanırsınız, yeni çocuklar seversiniz, arkadaşınızın çocuğu hasta olduğunda 'dur bir sorayım nasıl oldu acaba bizim çocuk' dersiniz.  
Sıksık doğum günü kutlarsınız ve mutlu olursunuz, özlemenin ne olduğunu hatırlarsınız, hayat stresinden arınırsınız, yardım aldıkça güçlenirsiniz, yardım ettikçe tecrübelenirsiniz, asla çömez muamelesi görmezsiniz, işyerinde bir toplantıdayken / okulda dersteyken / markette bebek bezi alırken ya da evde bulaşık yıkarken size yardım etmek isteyen birileri mutlaka oradadır ve o sıra da sorunuza - sorununuza çözüm buluyor ve bunu size iletiyordur, ... ,.... , ....  
Nurturia varoldukça; bu metindeki cümleler, yüreğinizdeki çocuk sevgisi, mutluluk baloncukları artacaktır. Eğer tüm bunlar bana göre değil diyorsanız; bu siteye üye olmak zorunda değilsiniz.''

Nurturia artık 1 yaşında 

Nurturia açıldığında Tenten 6 aylıktı, bugün 18 aylık koca bir delikanlı oldu. Bu zaman zarfında, ilk ek gıda, ilk diş, ilk adım, ilk kelime vb. ilklerle Nurturia ile birlikte oda büyüdü. Koskocaman 1 yıl geride kaldı ve Nurturia artık 1 yaşına girdi. Bu bir yılın içine ne kadar çok anne, arkadaş, çocuk, evlat, soru, cevap sığdı. Nurturia ne kadar çok güzelliğe sebep oldu böyle. Bir çocuk ve bir anne - baba ancak bu kadar güzel şeylere vesile olurdu. Ilgaz, Damla ve Gökhan Bey; size sonsuz teşekkürler!  Yüzünüzden, dilinizden ve kaleminizden tevazu hiç eksik olmadığı için teşekkürler.

Nurturia! İyi ki doğdun, iyi ki varsın, hep bizimle kalmalısın.

Dilerim, her yeni yaşta heyecanımız hiç dinmez, her yeni yaşta çoğalarak mumlarını üfleriz. 


Blog yazma kararı ve teşekkür

Nurturia ile beraber, daha pek çok annenin de blog sahibesi olduğunu öğrenmiş oldum ve bloglarını elimden geldiğince takip etme imkanı buldum. Ufkum genişledi :) Dönem dönem eşime bunlardan bahsediyordum. Bir gün bana, '' Sen neden blog oluşturmuyorsun kendine? '' dediğinde, içimi birden inanılmaz bir heyecan ve korku sardı. Yok canım ben kim blog tutmak kimdi. Mümkün değildi, bana göre değildi. Sürekli bu fikri öteledim içimde. Bir gün yine Nurturia' nın güncellemelerinde keyifle sohbet ederken, blok sahibi olmanın bambaşka bir şey olduğu konuşuldu.

O günden sonra, sık sık aklımı çelmeye başladı bu düşünce. Kendime ait bir platform, bir şeyler karalayabileceğim eskiz defteri belki.. İşte böyle bir şeye ihtiyacım vardı.. Bu yüzdendir ki ben buraya birşeyler karalayacağım, belki geri dönüp baştan alacağım, karaladıkça kendimi, çizgimi yavaş yavaş bulacağım. Çünkü blog tutmaktaki en büyük amacım öğrenmek, ufkumu genişletmek. Dolayısıyla şimdiden acemiliğimi ilan etmek isterim :)

Beni blog dünyasıyla tanıştıran başta Kitubi Damla, Nurturia ve tüm Blogcu annelere, beni her zaman teşvik eden sevgili eşime ve rahmime düşüp, hayatıma anlam katan, tüm bunların sebebi, bugün 18. ayını doldurmuş olan, benim uğu böjüü' m, nurum, ruhum, canım oğlum Tenten' e çok teşekkür ederim.

Başlangıçlar her zaman iyi ve güzeldir..