3 Mart 2012 Cumartesi

Tüy Kadar Hafif Ama Büyük, Dağ Kadar Ağır Ama Küçük

''Bu günlerde fena halde yazasım var.. Kendimi fazlasıyla aydınlanmış, dinlenmiş hissediyorum.. Sanki tüm diskler yerine oturdu, tüm eksik parçalar tamamlanmaya başladı.. Hayata bakış açım değişmeye başladıkça, ummadığım fırsatlar karşılamaya başladı beni.. Üstelik bunların hiç biri maddesel ya da fiziksel değil, yani hayatımda elle tutulur bir değişiklik yok.. Ama kalbim her zamankinden sağlıklı çarpmaya, beynimdeki hücreler daha az ölmeye başladı sanki.. Her şeye, tüm olumsuzluklara rağmen! çok daha fazla ümitliyim bu günlerde ben..''


Bu cümleleri 4 gün önce Facebook Profilimde paylaşmıştım hatırlıyorum.. O günü ve o gün hissettiklerimi hatırlıyorum. Tüy kadar hafif ama büyük hisler sınıfına giriyorlardı işte onlar..


Bu gün ise farklı hissediyorum.. Dağ kadar ağır ama küçük cinsinden hisler bunlar.. Elbette kimsenin günü gününe uymaz.. Hele ki bir annenin kesinlikle uymaz.. Fakat bu anne hisleri, anne anksiyeteleri, anne depresyonu, anne heyecanı, anne sevinci yani bu manik durum ne zaman durağanlaşacak bunu gerçekten merak ediyorum.. Bir bilen varsa ya da tecrübe eden fikir lütfen..


Bir önceki postumu çok zaman önce yazmışım.. O zamanlar Gamze' yi tanımıyordum. Hani şu güzel ve kocaman yürekli olan ve bir önceki postumda hissettiklerimin tamamen gerçeğini yaşayan, güçlü anneden bahsediyorum.. Herkesin yüreğini ateşe veren Gamze' den. Canımız Gamzeden..

Bir önceki postumdan sonra, yazmayı planladığım şey aslında ANNELİK İNSANA KAFAYI YEDİRİR Mİ cinsinden bir şeydi.. Yazacağım elbet fakat, Gamze herkese olduğu gibi, bana da önceliklerimi hatırlattı ve şükretmeyi öğretti.. Gamze sayesinde neler neler olmadı ki.. GAMZE SAYESİNDE olan herşeyi daha sonra yazacağım. Hatta Gamze' ye uyumlu ilik bulunduğu zaman yazsam çok daha güzel olur. O zaman hemen yazacaklarımı kafamda tasarlamaya başlamalıyım değil mi, zira Gamze' ye o ilik çok kısa bir zaman sonra bulunacak bundan eminiz hepimiz! Gamze' de emin. O zaman sorun yok.


Konuya geri dönecek olursam, bu bazen uğrayan tüy kadar hafif ama büyük ve çokça uğramayı alışkanlık haline getiren dağ kadar ağır ama küçük hislerle başım belada.. 


İlk sınıftakiler, tüy kadar hafif hissettiren ama ümidimi büyüten hisler. İşte bunlar uzun zamandır özlediğim, yolunu gözlediğim hisler.. Artık çok geç biliyorum ama içimdeki çocuğu yeniden geri istiyor bazen insan Ne bileyim işte, acı veren anılar yaşanmamış olsa, hep annemin koynundaki koku daim olsa mesela . Öyle işte anlıyorsunuz biliyorum..


Dağ kadar ağır hissettiren hisler var hayatın gerçekliğiyle paralel hareket eden.. Küçücük olsalar bile kimi zaman fazlasıyla ağırlar işte yüreğime..


Yine de ve her şeye rağmen teşekkürler..






Artık kısa cümleler kurma vakti..