Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2011 Pazartesi

Uzun Saçlı Dev Adam İçin


12 yıl önce bu gece, odamdaydım.. Çalışma masamda oturmuş o dönemdeki ÖSS için test çözüyordum. Masamda bir radyom vardı. Çoğu zaman radyo dinlerdim test çözerken. O gece radyodaki ses bir şey söyledi ve sanki mahvoldum.. Dedemin ölümünden sonra ilk kez bu kadar üzülmüştüm. Uzun saçlı dev adam Barış Abi, 12 yıl önce bugün, saat 23.30' da gözlerini sonsuza dek kapatmıştı..

Koskoca 12 yıl geçti işte..  O, bizim evimizde olduğu gibi, binlerce evde 7' den 77' ye herkesin Barış Abi' si; 12 yıldır yok.. Ama nasıl bir şeydir ki hala programlarını ekranlarda izleyebiliyoruz. Çünkü aynısı yok, olmayacak. Özleniyor ve ısrarla izleniyor.

Ben kendimi bildim bileli artık telefon aracılığıyla olsa bile, bayram sabahları annem tarafından '' Bugün bayram! Erken kalkın çocuklar! Üzmeyin anneleriniziiiii...'' şarkısı söylenerek neşeyle uyandırılırım. Artık ben de Tenten' i bayram sabahları öyle uyandırıyorum.

Arkadaşım eş, arkadaşım şek, arkadaşım eşek şarkısını öğretiyorum bugünlerde Tenten'e..

O bize, arabanın arka koltuğunda oturmamız gerektiğini, diş fırçalamanın ne kadar önemli olduğunu, ıspanağın faydalarını vs.. en güzel dille öğretti..Hala bir şeyler öğretiyor. Onun televizyon programı ile kazandığı çocukları yani bizler, şimdi koskocaman ana-baba olduk. 

Benim en sevdiğim şarkısı ise;



Dün çoktan döndü buralarda

Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum

Duyuyorum, görüyorum bir gün gelecek dönence biliyorum

Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
Görüyorum dönence
Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor
Biliyorum dönence
Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes
Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor
Duyuyorum dönence

Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
Görüyorum dönence
Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor
Biliyorum dönence
Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes
Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor
Duyuyorum dönence

Duyuyorum biliyorum görüyorum dönence
Dönence gün dönende dönence
Bir gün gelecek dönence biliyorum


Barış Manço (1943-1999) huzur içinde uyu..



"...Babamın İstediği Şey Gerçek Oldu"

Ölümünün üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen 12 yaşından küçük çocukların bile Barış Manço hayranı olduğunu ifade eden Manço, babasının en çok istediği şeyin gerçekleştiğini ve Barış Manço’nun gelecek nesillere aktarıldığını ifade etti.
Aile olarak yaşadıkları Moda’daki bu evin yaşanan bazı maddi ihtilaflar sonucu ellerinden gittiğini belirten Manço, Kadıköy Belediyesinin desteğiyle bu evin müze haline getirildiğini anımsattı.


Manço’nun Arşivi Dijital Ortama Aktarılmaya Çalışılıyor

Doğukan Manço, Barış Manço’nun bütün arşivini dijital ortama kazandırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü sözlerine ekledi.
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de Barış Manço’nun gelecek nesillere aktarılması için evini müze haline getirdiklerini, evin tapusunun Halk Bankası’nda olduğunu ve belediye olarak müze olması için kiraladıklarını bildirdi.


Kadıköy Belediyesi Gerekirse Evi Satın Alıp, Kamulaştırılacak...

Öztürk, bu evin Manço’nun çocuklarının olması gerektiğini, ihtilaflar çözülmezse ve gerekirse belediye olarak bu evi satın alıp kamulaştırarak müze olarak kalmasını sağlayabileceklerini kaydetti.
Konuşmaların ardından, genç müzisyenler eşliğinde Barış Manço’nun şarkıları seslendirildi.


1-8 Şubat Barış ve Sevgi Haftası

Bu arada Kadıköy Belediyesi, ’’1-8 Şubat Barış ve Sevgi Haftası’’ kapsamında, Barış Manço’nun anısına bir dizi etkinlik düzenleyecek. Etkinlik kapsamında 3 Şubatta, Moda’dan kalkacak Barış Manço Vapuru ile Boğaz turu yapılacak ve Manço’nun Kanlıca’daki kabri ziyaret edilecek.

Barış Manço Evinde Etkinlikle Şöyle:

1 Şubat’ta: Oğlu Doğukan Hazar Manço, kardeşi İnci Manço İlbay,
2 Şubat’ta: Arkadaşları Ender Önen, Batur Pere,
3 Şubat’ta: Eser Taşkıran, Celal Güven,
4 Şubat’ta: Cahit Berkay,
5 Şubat’ta: Tamer Şahin,
6 Şubat’ta: Ahmet Güvenç, Cihangir Akkuzu,
7 Şubat’ta: Ayşegül Aldinç ve
8 Şubat’ta: Hasan Uğur Epirden, Hulusi Tunca ve Nurcan Sabur ile çeşitli söyleşi ve dinletiler gerçekleştirilecek.


Belediye, ailesi ve Barış Manço 7’den 77’ye Dolu Dizgin Barış ve Sevgi Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen etkinlik haftası boyunca, Barış Manço’nun evi ücretsiz gezilebilecek.

Kaynak: 












29 Ocak 2011 Cumartesi

Tahin - Pekmez



Biz çocukken özellikle kışın, babam kocaman tahin ve pekmez şişeleriyle gelirdi eve. Çok severdik kardeşimle, çünkü anne-babamızda çok severdi. Kocaman cam bir saklama kabını sadece bunun için kullanırdı annem. Tahin-pekmezi karıştırma işiyse babamıza aitti.. O karıştırır biz kestane yer izlerdik, o karıştırır biz portakal yer izlerdik..

Babam, karışımın tadını öyle iyi ayarlardı ki, içim bayılmadan kaşık kaşık yediğimi hatırlıyorum..

Sonra mutfak masasında yerini alırdı tahin-pekmez kabı. Oradan bitene kadar sanki tuzluk/biberlik gibi hiç alınmazdı. Özellikle soğuk kış sabahlarında nasıl güzel olurdu ekmeğe bolca sürüp yemek onu :) Bizim Nutellamız gibiydi.. Hoş daha küçükken kavanozun dibini görene kadar kaşık kaşık Saralle Krema yemişliğim de vardır. Hani şu hafif tombul ama yere yakın kavanozları vardı. Hatırladınız mı? Şimdi Tenten yapsa aynı şeyi herhalde kafayı sıyırırdım. Ama eskidendi o işte..

O geceleri kalkıp kalkıp kaşıkladığım pekmez-tahinin tadını şimdi asla alamıyorum. Bunun sebeplerini sıralayabiliriz,
  • Artık pek çok pekmez-tahin katkı maddeli
  • Artık 29 yıllık bünye o tada doymuş
  • Artık anne ve babamın evinde yaşamıyorum, 
  • Artık bizim karışımları babacığım hazırlamıyor.....
..... ve artık çok daha duygusalım.

Tenten iki-üç aydır sabahları ya da günün hiç bir döneminde pekmez yemeyi kabul etmiyordu. Dedik ki biz de o zaman pekmez-tahini deneyelim. Denedik işe yaramadı ama o pekmez tahinler bana epey yaradı :)

Geçen gün pazara çıktık hep beraber. Orada Hatay'dan yöresel tatlar getirip satan bir amcamız var. Eşim de bebekliğinden beri İskenderun' da büyüdüğü için kendini artık o yörenin insanı görüyor. Muhabbet çok iyi o yüzden amcayla. Geçenlerde mesela ev salçası(domates) aldık ondan, mükemmel.. Gerçek salçanın tadını unutmuşum. Bu kez de bize organik pekmez verdi. Tadına baktık, gerçekten çok duru bir tadı var, sanki bal gibi.. Bir de dedi ki gerçek pekmez buzdolabına ya da soğukta balkona koyduğunda donar zeytinyağı gibi.. Bunu aklınızdan çıkarmayın dedi..

Bu pekmez bize iyi geldi. Tenten sahalara geri döndü. Immmm diye diye kaşık kaşık yiyor. Bize de mutlu olmak düşüyor..