16 Ekim 2011 Pazar

Merhaba


Herkese! Merhaba! Tam 8 aydır yazmıyordum. Yazamıyordum. Öyle işte.. Neredeyse 1 yıl olacakmış ki bir blogum olduğunu hatırladım ve içimde bir yazma coşkusu ki sormayın. Bu arada hiç mi yazmadım. Yazdım ama bunun için kağıt ve kalem kullandım.

Dünya döndüğü, güneş ve ay kendilerini bir gösterip bir sakladığı sürece herşey geçiyor işte.. Zaman geçiyor, mevsimler sırasıyla geliyor, gidiyor, çocuklarımız büyüyor ve tabii ki bizlerde: büyüyoruz!

Bu 8 ay boyunca elbette çok şey oldu. Epey hareketli zamanlar geçirdik: 

  • Tenten efendi sağlık zorunluluğu nedeniyle sünnet operasyonu geçirdi mesela. Epey çetrefilli bir dönemdi. Öncesi ve sonrası.. Ama geçti işte..
  • Sonra 2 yaşına girdi ve ilk kez arkadaşlarıyla kutladı, çok eğlendi, çok mutlu oldu.
  • Sonra epey maceralı ve zorlu bir memeyi bırakabilme dönemi yaşadık ki bu da bir zorunluluktu. Kilo alamama problemi yüzünden, doktorlar böyle uygun gördü. Bana kalsa 3 yaşına kadar devam etmeyi düşünüyordum. Ha tabii memeyi bırakmamızın üzerinden tam 5 ay geçti ama Tenten efendinin kilosu sadece 500 gr. arttı :)
  • Bir dönem ağır ve aniden ortaya çıkan bir kekeleme problemi ortaya çıktı ki, mahvolduk. Tıkır tıkır konuşan çocuk birden kekelemeye başladı.. Çocuk psikoloğuna gittiğimizde bunun sadece gelişimsel bir dönem olduğunu öğrendik ve içimiz rahatladı..
  • Tam 1 yıldır hazır olduğu ama, hem oturak hem de klozet adaptörünü reddettiği için bir türlü geçiş yapamadığımız bezsiz döneme tamamen geçtik bu arada :) Üstelik ısrar etmememizin ama arada bir hatırlamasına ortam hazırlamamızın meyvesini alarak oldu bu; Tenten bezi kendi bırakmak, tuvalete kendi gitmek istedi.
  • Bu dönemde planımız Tenten' i yarım gün ya da haftada 3 gün olmak üzere, okula başlatmak. Umuyorum ki zorlanmayacağız. Çünkü bunu kendisi de çok istiyor,
'' Anne ben okula gitmek istiyorum. Caillou, Can, Çınar gibi anne. Ben de okula gitmek istiyorum anne'' diyor, bizim ufaklık.

Tenten' den haberler böyle. Tüm haberlerin detaylarını bir bir burada yazacağım. Çünkü bence, bir tecrübenin aynısını tekrar eden sonraki tecrübe, mutlaka bir öncekinden daha pozitiftir.

Yesilanne bu dönemde ne yaptı, nasıldı.. Bol bol anneliğini sorguladı ve kendi kendine bulduğu cevaplar hiç de iç açıcı değildi. Ev anneliği, ev kadınlığı, ev eşliği ya da hepsi ona göre değil bunu anladı. Zaten hiç bir zaman için böyle düşünmemiş ya da böyle olmasını istememişti ama, haydi hali hazırda dönmem gereken bir işim yok nasıl olsa 3 yaşa kadar sabredeyim diye düşünüyorken; artık Tenten' e yetemediğini görmeye başladı ve dünya başına yıkıldı. Önce bebeği adına sonra kendi adına çok üzüldü, bunalımlara girdi.

Ama işte nasıl olsa güneş ve ay kendilerini bir gösterip bir saklıyor, ağaçlar bir yeşerip bir çırılçıplak kalıyor. Zaman geçtikçe her şey geçiyor. Bu da geçecek diye düşündü ve önüne bakmaya karar verdi.

İşte şimdi tam bu noktadayım. Bu dönemlerde düşündüğüm, yaşadığım, hissettiğim ne varsa paylaşacağım.. Ama siz yine de bana pek güvenmeyin. Zira hayatım boyunca hiç günlük tutmayı becerememiş biri olarak ne yazacağım ya da yazmayacağım belli olmaz :)

Özlemişim ama.. Çok özlemişim..

Hadi bakalım hoşgeldik!


4 yorum:

anneyazar dedi ki...

biz de seni özlemişiz Yeşilim:)

yeşilanne dedi ki...

Çok teşekkürler anneyazar :)) Bilmukabele :)

Evren dedi ki...

Vaay, nasil da buyumus Tenten :) Hosgeldiniz yeniden :)

yeşilanne dedi ki...

Evren :) Siz de hoşgeldiniz. Çok sevindim seni gördüğüme :)Umarım istikrarlı bir şekilde devam ederim.